aşamalı

adj. gradual, staggered, hierarchic, hierarchical, arranged according to rank
* * *
1. progressive 2. phase in (adj.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • aşamalı — sf. Aşaması olan, kademeli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşamalılık — is., ğı Aşamalı olma durumu veya biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • biniş — is. 1) Binme işi veya biçimi 2) Üniversite öğretim üyelerinin giydikleri cübbe 3) tar. Yüksek aşamalı bilginlerin ve yeniçeri subaylarının giydikleri cübbe 4) esk. Atlı alay 5) esk. Atlı alayda giyilen giysi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eleme sınavı — is., eğt. Herhangi bir eğitim kurumuna başvuran istekliler arasından belli düzeyde başarı gösterenleri seçmek için düzenlenen iki aşamalı sınavdan ilki …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kademeli — sf. Aşamalı, basamaklı Büyük harpten sonra dört kademeli bir Yugoslavlık görüyoruz. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kalkınmak — nsz 1) Durumunu düzeltmek, aşamalı bir biçimde gelişmek, ilerlemek Bu firma batmak üzereyken yeni müdürün çabasıyla kalkındı. 2) ekon. Zenginleşmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • monsenyör — is., esk., Fr. mon seigneur 1) Hristiyan prenslerine verilen unvan 2) Hristiyanlıkta yüksek aşamalı din adamlarına verilen unvan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • subaşı — is., tar. 1) Şehirlerin güvenlik işlerine bakan görevlilerin başı 2) Acemi ocaklarında küçük aşamalı subay 3) Osmanlılarda kapıkulu süvarileri arasından, savaş zamanı güvenlik işlerine bakmak, barış zamanı da vergi toplamak işleri için ayrılan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tersane kethüdası — is., tar. Tersanede kaptan paşadan sonra gelen en yüksek aşamalı ve en yetkili Osmanlı subayı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tedricen — azar azar; yavaş yavaş; aşamalı olarak …   Hukuk Sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.